22 Eylül 2009 Salı

İYİ BAYRAMLAR...







Bayramın kutlu olsun,nice mutlu bayramlar gör emi???

28 Ağustos 2009 Cuma

KREŞTE İLK HAFTA.

Alışır mı acaba diye erkenden başladığımız kreşte 1 haftan geçti bile,oysa sen doğuştan hazırmışsın bu deneyime.Seni gören ömrünün üç beş yılını kreşte geçirmiş zanneder.Sabah zar zor uyanışın da olmasa bu işi de kıvırdın sen.
Sabah 8'de uyandırıyorum seni binbir zorlukla.Sen ise:
-"Kreşee gitmiceeem ben,uyucaaaam,uyanmadım daha ben."diye ordan oraya atıyorsun kendini yatakta.Uyanman uzun sürmüyor allahtan.Uyandıktan sonra da:
-"Hadi kreşe gidelim." oluyor ilk sözlerin.
Hazırlanıp çıkıyoruz yola.Seni kapıdan bırakıyorum,sen de bana hoşçakal deyip sınıfa,arkadaşlarının yanına gidiyorsun. Öğretmenin,sınıf annesi ve okul müdürü "maşallaaaah"nidalarıyla karşılıyor seni.Hiç bu kadar çabuk alışanı da görmemiştik diyor hepsi.Gün boyunca yemeklerini yiyorsun,düzenli uyku uyuyorsun.Öğretmenini ve arkadaşlarına da çok çabuk alıştın.
-Öğretmeninin adı ne annecim?
-Goooooonnncaaaaa:)
-Arkadaşının adı ne peki?
-Aybikeee
-:)))
Öğretmenin de çok sevdi seni.İlk gün gittiğimizde senin çok küçük olduğunu,etkinlikler sırasında sınıfın düzenini bozabileceğini,huysuzluk edip ağlayabileceğini söylemişti bana.Akşam üstü seni almaya geldiğimde öğretmenin fikirleri çoktan değişmişti.Hatta senin gibi bir çocuk yetiştirdiğimiz için bizi tebrik etti.Bütün gün Gonca öğretmen ne söylerse yapmışsın,etkinliklere katılmışsın,hiç ağlamamışsın,hep kahkahalar atmışsın.Öyle çok sevdi ki seni,yakışıklı oğlu oldun.

25 Ağustos 2009 Salı

BÜYÜDÜN MÜ YANİ ŞİMDİ SEN?


Uzun ve uykusuz geçen bir gecenin ardından sabah 8'de uyandırmaya geldim seni.Uyumaya tepki verdiğin gibi uyandırmak da bir o kadar zor seni.
-Giiiiitttt.....Uyucam ben.Uyanmadık daha.
-Annecim hadi kreşe gidicez ama.
-Ben kreşe gitmicem uyucaaaaaam.Giiiiiitttt.
Haklısın tabi.Gecenin 4'ünde uyuyan biri için sabahın 8'inde kalkmak zor birşey.
Neyse zor zahmet kaldırdım seni.giyindik,Atladık arabaya anne-oğul,tuttuk kreşin yolunu sabahın köründe.Neşeliydin,mutluydun yol boyunca ve kreşe girdiğinde.İki arkadaş vardı sadece.Beni bıraktın kapıda öylece,10 dakika bekleyip eve döndüm ben,sen ise kahvaltıya gitmek üzere düşmüştün yola.
Seni bilmiyorum ama benim için oldukça zor geçiyor evde zaman.Kulaklarımda sesin çınlıyor."Anne oyuncak alalım mı bi tane?, Ne vercen şimdi sen bana?,Ne yicem ben?Ne yaptın bana?
Ne yani büyüdün de okula mı gidiyorsun şimdi sen?

18 Ağustos 2009 Salı

SÖZÜN BİTTİĞİ YER...


Akşam uyku saatlerinde herzamanki gibi uyumamak için direnen Yiğit yastığında birkaç dakika gözlerini kapatıp açar:
-Uyandık mı acaba anne?
-Uyandık biz hadi kahvaltı yapalım....
Anne:??????????
Tatilde birsürü çocuğu toplamıştır yine başına tüm sıcaklığıyla bizim oğlan.Etrafındakiler ısrarla adını sorar,bizimkisi yanıtlamaz.İçlerinden biri pes edip sana bebek diyelim o zaman der.Bizimkisi sanki öğretmişiz gibi büyük bir kızgınlıkla çocuğa döner:
-Ben bebek diğilim.İki yaşındayım ben.
Anne:????????
Gümüldür'de bahçede oynarken yerden birkaç parça odun bulan Yiğit babasına döner:
-Ben de mangal yakabilir miyim baba?
Anne:???????
Baba:???????


Yine bahçede oynarken komşunun kedisi Marla'yı gören anne tepki verir:
-Aaaaaa!Kedi geldi annecim bak.
Yiğit:Kedi diil ki o Marla.
Anne:?????


Babasıyla saç tıraşına gider Yiğit.Babası onu kapının önündeki birkaç çocuğa emanet edip rahat rahat saç traşı olacaktır aklı sıra.Az sonra Yiğit kaybolur ortadan.Soluğu iki üç dükkan ötedeki bakkalda alır.Bakkalın önünde asılı duran cipsleri gören Yiğit:
-Çitos kaç para?
cümlesiyla orada alışveriş yapan bir amcanın gönlünü feth edip kapıverir çitosu,doğru berberin önüne.
Bunu işin peşine düşüp olanları bakkaldan öğrenen baba şaşırıp kalır.

20 Temmuz 2009 Pazartesi

TATİLDEYDİK:)





























Geçen hafta Kuşadası'nda tatildeydik,bu defa ailecek.Bizim için tatil denir mi bilmem ama,Yiğit güzel bir tatil yaptı yine bu sene de.Bol bol yüzdü,koştu,oynadı,zıpladı,hopladı,birsürü yerli-yabancı arkadaşlar edindi.Otelin maskotu oldu adeta,tanımayan yoktu kendisini koskoca otelde:)Eğlendik,dinledik Yiğit'in peşinde koşmaktan vakit kaldıkça,hoş vakit geçirdik.Seneye tekrarını dileyerek evimize geldik....

11 Temmuz 2009 Cumartesi

7 Temmuz 2009 Salı

LAF EBESİ:)


Hafta sonu Gümüldür'deydik yine.Yiğit şuraya gidelim diyerek tuttu elimden sürükledi beni sahile doğru.Yürürken karşımıza şu oyuncak yakalama makinelerinden çıktı.Yiğit'te bir heyecan:
"Anne oyuncaaaaaak.Bana oyuncak alcan mı?"
"Hayır annecim !Evde fazlasıyla oyuncağın var,alamam" dedim o oyuncakları yakalayamayacağımı bilerek.Yiğit sustu,kabullenmiş gibi yaptı belki de.Ertesi gün yine çıktık yürüyüşe aynı istikamette.Yiğit yine gördü oyuncak makinesini.Baktı baktı;"Anne sana oyuncak alayım mı?İstiyon mu?"Ben sadece güldüm,gülmekten başka ne yapılırdı ki bu lafın üstüne....

BAY BAY BEZİM


Yaklaşık 1 hafta oluyor beze bay bay diyeli.1 hafta önceydi;ben mutfakta Yiğit ise odada çizgi film izliyordu.Koşa koşa yanıma geldi." Anne pis oldu " diye bağırıyordu telaşla.Tuttu elimden odaya götürdü.Odaya girdiğimde karşılaştığım manzara hiç de hoş değildi.Yerler pis olmuştu gerçekten de.Neyse önce Yiğit'i sonra odayı temizledim.Sonra Yiğit'e bezini bağlamaya yeltendim ama kesinlikle bağlatmadı.Ben de beklediğim fırsatın bu olduğunu,tuvalet eğitimine hazır olduğunu düşünerek başladım eğitime.Gece sabaha kadar çiş yapmıyordu ve kuru kalkıyordu,gündüz 2-3 saat kuru kaldığı oluyordu,lazımlığa alışmıştı,6 aylık bir aşinalığı vardı ve en önemlisi bez bağlatmak istemiyordu.Evet hazırdı.Değerlendirmelerim doğruydu.Bugün 1 haftaoldu bez bağlamıyoruz.Bu bir hafta içinde kazalarımız çok oldu ama normaldi.Kakasını ise kesinlikle tuvalete yaptı,onu hiç kaçırmadı ilk gün dışında.Umarım daha da iyi olur en yakın zamanda:)Her konuda olduğu gibi bu konuda da zorluk çıkarmadın bana.Maşallah oğluma:)

24 Haziran 2009 Çarşamba

20 Haziran 2009 Cumartesi

ZEBRA NASIL SES ÇIKARIR?


Yiğit ile baba muhabbetteler.Yiğit her zamanki gibi tutturur:

-Havanları anlat babaaaaa.

Baba: Kuzu nasıl sen çıkarır babacım?

Yiğit: Meeeeeee....

Baba:İnek nasıl ses çıkarır?

Yiğit:Mööööööö...

Baba:Fare nasıl ses çıkarır babacım?

Yiğit: Vik vik vik...

Baba:Pekiiii zebra nasıl ses çıkarır?

Yİğit:?????(düşünür...)

Yiğit:??????(düşünür...)Sonunda bulur.

Yiğit:zebrağağağağa zebrağağağağa.....
Babası ne de güzel öğretmiş ama:))))))


Bu arada zatürre olmuşuz ailecek üzerimize afiyet.Bütün aile öksürük nağmeleriyle anlaşır olduk.Tez zamanda geçer umarım.

10 Haziran 2009 Çarşamba

2 GÜZEL YIL....


Güzel geçen 2 yıl seninle.
Daha dün gibi oysa merhaba deyişin hayata ilk ağlamanla.
Bana gülümsedi,elimi tuttu,ilk dişi çıktı,emekledi,yürüdü,konuştu,cümle kurdu derken 2 yıl geçmiş anlamadan.Daha ne ilkler bekliyor ki bizi seninle bu hayatta???
Mutlulukların en güzelini sundun oysa varlığınla.

7 Haziran 2009 Pazar

İKİ YAŞINDASIN ARTIK...





Doğum günün kutlu olsun bebeğim,iyi ki doğmuşsun,iyi ki benim oğlumsun,iyi ki varsın.İki yaşındasın artık,koskoca bir çocuksun herkese göre,benimse hala bebeğim.Büyümekse yaşadıkların;evet büyüdün....İsteklerini konuşarak anlatabilen,oyunlardan zevk alan,şarkı söyleyen,sevgisini sonuna kadar gösterebilen küçük bir adamsın sen benim içimde hala bebek kalan....
Hayat sana dünyanın bütün güzelliklerini sunsun,hep mutlu ol bebeğim...

1 Haziran 2009 Pazartesi

SİRKE GİTMEDİK DEMEYELİM...
















Geçtiğimiz cuma sirke gittik Yiğit'i bahane ederek,iyi ki de gittik,ailecek çok eğlendik.Yiğit 2 saat boyunca izledi atlayan,zıplayan,hoplayan,ağzından alen çıkaran sirk elemanlarını.Gitmeden önce anlattık sirk deyince aklımıza gelenleri.Maymunlar,köpekler var dedik,ama umduğumuz gibi çıkmadı.Hayvanlar yoktu,koskoca bir yılan ve sihirbazın olmadık yerinden çıkan güvercinler dışında.Yine de güzeldi,değişiklik oldu hepimize.Sirk görmedik demeyelim artık ailece...(:

16 Mayıs 2009 Cumartesi

YİĞİT'TEN İNCİLER...







Ben: Annecim tuvalete çiş yapalım mı?
Yiğit: Olmasss..
Ben:Ama abi tuvalete yapıyor.
Yiğit:Erken dahaa... :)


Eşleştirme oyunu oynarken:
Yiğit:Domus nedesiiin?Bulduuuum.Budasın:)
Az sonra;

Ben:Hadi topla oyuncakları oynamıyorsan annecim.
Yiğit:Öffff yaaaaaa....
Ben:Annecim inek bize ne veriyor?
Yiğit: Süüüüüüüüt veriyoo
Ben: Peki biz sütü ne yapıyoruz?
Yiğit:İçiyos.
Ben:Annecim tavuk bize ne veriyor?
Yiğit: Yuurtaa veriyo.
Ben:Peki yumurtayı ne yapıyoruz
Yiğit:Omlet yapıyos,yiyos.
Ben:Annecim kuzu bize ne veriyor?
Yiğit:Kuzu et veriyoo.
Ben:Peki eti ne yapıyoruz?
Yiğit:Köfte yapıyos. :))))))))

15 Mayıs 2009 Cuma

ANLIYORUM BÜYÜDÜĞÜNÜ.....








Sorduğumuz her soruya bir cevap buluşundan;
Her sabah babanı ve beni canıııım diye uyandırmandan;
Her kelimeyi,tam yerine cuk oturtmandan;
Bana " Şeni Şeyoooom" demenden;
20'ye kadar soluksuz saymandan;
Kendi ayakkabıların yerine bizim terliklerimizi giymek istemenden;
Her sabah yaşanılan ayrılık sahnelerinin sana daha zor gelmesinden:
Ve işten her dönüşümüzde yaşadığın mutluluğun gün geçtikçe kat kat artmasından;
......................................



19 Nisan 2009 Pazar

BAHAR GELDİ MEMLEKETİME...




Son iki haftadır hava çok güzel burda.Biz de bunu fırsat bilerek hafta sonlarımızı açık mekanlarda geçirdik.Geçen hafta pikniğe,bu hafta Gümüldür'eydi gezimiz.Yiğit inanılmaz mutluydu,çimlerde koştu,zıpladı,top oynadı,mangal yaktı,et pişirdi,taş attı uzaklara,ağaca çıktı,tanımadığı insanlardan arkadaş yaptı kendine,karnını doyurdu sevimliliğiyle,kedileri sevdi,yemek verdi,kızınca kovaladı,çiçek topladı,denizi gördü,ayakkabılarına kum doldurdu,hopladı,zıpladı.....Dolu dolu yaşadı.....

YaZıSıZ.....











15 Nisan 2009 Çarşamba

İZİNDEYİZ ATAM....


Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk20 Ekim 1927

5 Nisan 2009 Pazar

DÜNDEN BUGÜNE....

Fotoğraf teyzeden.
Teşekkürler....(üstüne bir tık)

30 Mart 2009 Pazartesi

29 Mart 2009 Pazar

OYNUYORUZ,ÖĞRENİYORUZ.




Yeni bir oyun yarattık aldığımız yeni oyuncakla."Eşini bul."oyunu.Aslında hafıza kartı aldığımız,ama yaşına uygun olmadığı için biz onu değiştirip "Eşini bul." oyununa çevirdik.Çok da iyi ettik.Yaklaşık yarım saat oynadık başından kalkmadan.Yiğit verdiğim ilk örnekten sonra benim verdiğim yönergelerle 20 hayvanın adını tek tek söyleyip eşini buldu,buldukça mutlu oldu,buldukça alkışladı,buldukça kahkahalar attı.