22 Temmuz 2010 Perşembe

BİR ÇOCUK BU KADAR GÖNÜLDEN İSTERSE OLUR MU HER DİLEĞİ????

Aklından geçirdiği oluyor bu çocuğun,korkmaya başladım valla:)) 14 Haziranda kız kardeşim olsun dedi,bugün tam 5 haftalık bir bebeğimiz daha var.Kız ya da erkek.Kimbilir?Mutluyuz,heyecanlıyız.Yakında 4 kişilik aile oluyoruz.Bizi ne güzellikler bekliyor bilmiyoruz.

8 Temmuz 2010 Perşembe

TATİL GİBİSİ VAR MI?






Uzun ,zorlu bir iş ve okul temposundan sonra güzel bir tatili hakedeceğimizi düşünüp,taaa mart ayında yapmıştık tatil planımızı.Bodrum'a gidip iyice dinlenecektik.Öyle de oldu.Yattık,kalktık,yedik,içtik,havuza girdik,bir haftayı böyle geçirdik.En çok da Yiğit eğlendi her zamanki gibi...

14 Haziran 2010 Pazartesi

UNUTMAMAK İÇİN NOT DÜŞMELİ ZAMANA....

Yatıyoruz geçen gece bizim yatakta,gel sarılıp birlikte uyuyalım dedim;sarıldı usulca.Ama yetinmedi bana sarılmakla.
-Anne!Caillou da annesine sarılıp uyuyo,ama bazen de kız kardeşine,bazen de kedisine sarılıp uyuyo.Ama benim kedim de yok,kız kardeşim de.Keşke benim de kız kardeşim olsaydı anneeee.
Şaşırdım,sustum.Devam etti:
-Anne bana kız kardeş alalım lütfeeeen...
Susmak yetmedi bu defa:
-Nerden alıcaz oğlum??????
-Eniştem söylemişti anne,şu köşedeki dükkanda satılıyooo,ordan alalım.
-!!!!!!!(Allah alah bu nerden çıktı şimdi)
-Adı da Beren olsun ama...
-??????

6 Haziran 2010 Pazar

BİR YAŞ DAHA BÜYÜMEK...



















Yaklaşık 1 yıldır büyüklerle doğum günü yapmak istemediğini,doğum gününe arkadaşlarını davet edeceğini söyleyip duruyordun.Okul müdürü,okulda kutlamamıza izin vermeyince,sırf mutlu ol diye,öğretmenini ve arkadaşlarından bazılarını evimize davet ettik.Aile arasında yaptığımız doğum gününün ardından,ertesi gün de arkadaşlarınla kutladık yeni yaşını.Senin mutluluğunun yanında benim yorgunluğum hiç kaldı.


Doğum günün kutlu olsun bebeğim,sahip olmak istediğin tüm güzellikler seninle olur umarım.İyi ki doğmuşsun,iyi ki annen olmuşumSeni Seviyorum kuzuuuummm......

24 Nisan 2010 Cumartesi

23 NİSAN NEŞE DOLUYO İNSAN...






















Dün 23 Nisandı;sıradan bir gün değil:Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
Yıllardır işim gereği hazırlanırım,ama bu sene pek bir farklıydı heyecanım.Bizim minik fareninde programı vardı kreşte.Aylardır okulda ayrı,evde ayrı hazırlanıldı.Gördüğü herkese,bulduğu her ortamda "Ateş Böceği" şarkısı eşliğinde dans etti.Sandık ki Ateş böceği olacak;ama yanılmışız.Bizim fare kendi görevinden çok, büyük çocuk grubunun oyununu sevmiş olsa gerek,onu oynadı haftalarca.Dün öğrendik,ŞİRİN olmuş,hem de çok şirin :)))) Kimi kendinden geçti oynarken,kimi bir bayrağa,kimi bir arkadaşına daldı gözleri,kimi dans ederken bacağına değen çimlere sinir oldu,kimi alkışladı kendini,kimi öpücükler dağıttı kendini alkışlayanlara....İngilizce şarkılar söyledi hem de doyasıya.iki saat süren program sonunda çooook yorulmuş olacak ki,üç dakika süren okul-ev arasında uyuya kaldı kuzum,uzun süre de uyanamadı .

26 Mart 2010 Cuma

EŞEĞİN SIPASI MI YANİ?




YİĞİT'e sordum geçen akşam," Sen benim neyimsin?" diye.Hiç düşünmeden cevapladı:
-Bebişinim:)
Peki babanın neyisin annecim diye devam ettim.Düşündü,düşündü...Verecek cevap bulamadı bir süre.Daha fazla zorlamadan ben cevapladım sorduğum soruyu "Babanın bi tanecik oğlusun." diye.Verdiğim cevap onu pek tatmin etmedi olsa gerek,Düşünmeden düzeltti cevabımı:
-Eşeğin sıpası mı yani anne????
Gülmekten karnım ağrıdı....

3 Şubat 2010 Çarşamba

UZUN BİR UYKUDAN HEMEN SONRA:)




Günlerce bekledin uyku perisi getirsin diye.Bekledin,bekledin....Her sabah uyanır uyanmaz sordun uyku perisi yatağımı getirdi mi diye.Her sabah hüsran yaşadın.Baktık uyku perisinin getireceği yok,babayı görevlendirdik bu iş için.Koştu,buldu,getirdi yatağını,hem de günlerdir hayalini kurduğunu.Sevdin,sevindin,çok mutlu oldun,evde yatağım çok güzel oldulu cümlelerle dolaştın tüm gün.Akşam 10da yatıp,ertesi gün 12de uyandın.Yatağın marifeti mi bilemedik?Eğer öyleysebiz bunu daha önce niye akıl etmedik?

28 Ocak 2010 Perşembe

İLK KARNE


Geçen gün öğrencilerimin karne notlarını girerken internete bizim oğlan,önlük giymiş öğrenci fotoğrafı görünce birden heyecanlandı.Ayağa kalktı,hopladı,zıpladı,sanırsın dünyalar onun oldu.Oğlum ne oldu diye sordum büyük merakla.Bizimki aynı heyecanla başladı anlatmaya:
-Ben de büyük okula gitmek istiyorum artık,ben de öyle kıyafet giymek istiyorum.Abilerle tanışıcam,merhaba dicem onlara!!!!!
Üzüleyim mi,sevineyim mi bilemedim!!!!
2,5 yaşındaki aynı oğlum geçtiğimiz cuma ilk karnesini aldı.O da "karnaa" almış,hepsi gülen çocukmuş söylediğine göre.Ne kadar sevinilirse o kadar sevindim ben de 2,5 yaşındaki bi lokmacık oğlumun aldığı karneye.Karneye baktıkça o minicik omuzlarındaki koskocaman yükleri gördüm ,sabahın altısında "Bi kerecik daha uyuyayım" diye yalvaran çocuğu gördüm aslında.
Üzüleyim mi,sevineyim mi bilemedim işte.Daha kaç karne sığar bu ömre????

3 Ocak 2010 Pazar

YENİ YILIN MUTLULUKLAR GETİRMESİ DİLEĞİYLE...


Yeni yılı en güzel renkli bizim oğlan kutladı herhalde sürpriz noel annesiyle.Dilinden düşürmedi günlerce.Anlamasa da ne demek olduğunu yeni yılın,farkında olmasa da bir yıl yaşlandığının kutladı gönlünce sevdikleriyle.

Bir yıl daha geride kaldı tüm güzelliğiyle,umarız 2010 yılı bizim için adı gibi 10 numara bir yıl olur.

9 Aralık 2009 Çarşamba


Oyuncak bebeklerini paylaşamayan iki çocuğun resmini gösterdim bizimkine.Ne yapıyor bu çocuklar diye sordum.Hiç düşünmedi,cevapladı:
-O benim o benim diyorlar.
Kendisinin son günlerde en çok yaptığı şey de ondan aslında.Sahiplenme döneminde ne de olsa:)

25 Kasım 2009 Çarşamba

BİZİM ÇOK BİLEN OĞLAN




Geçen gece baba oğluna yeni birşeyler öğretme heyecanıyla Yiğit'i alır karşısına:
-Babacım gel sana haftanın günlerini öğreteyim.
Bizim çok bilen oğlan başlar saymaya:
-Pazartesi, Salı,Çarşamba,Perşembe diye...
Çoktan öğrenmiştir oysa haftanın yedi gününü Yiğit,fakat annesiyle babasının haberi yoktur.


Bizim oğlan odadan dışarı çıkar ve kapıyı dışarıdan kapatıp kağıyı çalmaya başlar:
-Tak tak tak
Her normal anne gibi bizim evin annesi de oğluna
-Geeellll... diye seslenir heyecanla.
Bizim çok bilmiş oğlan kapıyı üşenmeden açıp;
-"Gel demiceksen annecim kam in ( come in) diceksin." deyip kapıyı tekrar kapatır ve bu diyalog bir de ingilizce gerçekleşir aramızda:)
Yine aynı gün verdiği birşey için teşekkür ettiğimde cümlemi "thank you " ile değiştirip "you are welcome" demeyi de unutmaz ayrıca:)


İngilizce 10'a kadar sayar,bana halimi hatrımı,adımı sorar,ben ona adını sorduğumda ise cevabı cebinde hazırdır:
-My name is Yiğit Görcek. :)

Kendi dilinde ise cümlelerine yeni kelimeler eklemiştir bolca.5-6 kelimelik cümleler kurup, ve,veya,ama,çünkü gibi bağlaçları da ustalıkla kullanır.20'kadar takılmadan sayar,10'a kadar bütün rakamları tanır,renkleri bilir ama işine gelince bilir,20'ye yakın şarkı,bir kaç şiiri de ezbere takılmadan söyler




8 Kasım 2009 Pazar

24 Ekim 2009 Cumartesi











Öğretmeninin balbademi,Öykü’nün en sevdiği,Saniye Teyzenin yakışıklısı,diğerinin (diğer Saniye Teyze) sıcakkanlısı,sınıfın maskotu,herkesin neşesi…Annesinin bir tanesi…

9 Ekim 2009 Cuma

8 Ekim 2009 Perşembe

YEMEMELİ DE YANINDA YATMALI ŞİMDİ....







Son günlerde her nesne doğum günü pastasının yerini alabiliyor sende.Kimi zaman ahşap bloklardan pasta yapıyorsun kendine,kim zaman plastik bir kabı..İyi ki doğdun şarkısı eşliğinde kimi kendi doğum gününü kutluyorsun,kimi benimkini büyük coşkuyla.Bazen de hayali pastalar yapıyorsun kendine yumurtasını,tuzunu,şekerini koyduğun.
Eeee bu seferde gerçek bir pasta yapalım dedim geçen gece,kreşe götürürsün,arkadaşlarına sürpriz yaparsın,olur mu dedim.Hemen kalktın soluğu mutfakta aldım.Başladık pastamıza.Önce yumurtasını kırdım ben,sen şekerini ekledin minicik parmaklarının da tadını koyarak.Zevkle çırptın mikserle.Daha sonra sütünü,yağını,ununu,kabartma tozunu,kakaosunu ekledin büyük mutlulukla.Kreşe götürcem,sürpriiiiz dicem diye de ekledin her malzemeye.Arada da minicik parmaklarını kek hamuruna daldırmayı ihmal etmedin,büyük bir zevkle de yaladın parmaklarını.Kekimizi fırına koyduk pişmek üzere,sık sık geldin fırının başına pişti mi acaba diye.Kekimiz pişti ben de kremasını hazırlayıp ekledim üstüne ve dolaptaki yerini aldı pastamız ertesi gün kreşe gitmek üzere...

22 Eylül 2009 Salı

İYİ BAYRAMLAR...







Bayramın kutlu olsun,nice mutlu bayramlar gör emi???

28 Ağustos 2009 Cuma

KREŞTE İLK HAFTA.

Alışır mı acaba diye erkenden başladığımız kreşte 1 haftan geçti bile,oysa sen doğuştan hazırmışsın bu deneyime.Seni gören ömrünün üç beş yılını kreşte geçirmiş zanneder.Sabah zar zor uyanışın da olmasa bu işi de kıvırdın sen.
Sabah 8'de uyandırıyorum seni binbir zorlukla.Sen ise:
-"Kreşee gitmiceeem ben,uyucaaaam,uyanmadım daha ben."diye ordan oraya atıyorsun kendini yatakta.Uyanman uzun sürmüyor allahtan.Uyandıktan sonra da:
-"Hadi kreşe gidelim." oluyor ilk sözlerin.
Hazırlanıp çıkıyoruz yola.Seni kapıdan bırakıyorum,sen de bana hoşçakal deyip sınıfa,arkadaşlarının yanına gidiyorsun. Öğretmenin,sınıf annesi ve okul müdürü "maşallaaaah"nidalarıyla karşılıyor seni.Hiç bu kadar çabuk alışanı da görmemiştik diyor hepsi.Gün boyunca yemeklerini yiyorsun,düzenli uyku uyuyorsun.Öğretmenini ve arkadaşlarına da çok çabuk alıştın.
-Öğretmeninin adı ne annecim?
-Goooooonnncaaaaa:)
-Arkadaşının adı ne peki?
-Aybikeee
-:)))
Öğretmenin de çok sevdi seni.İlk gün gittiğimizde senin çok küçük olduğunu,etkinlikler sırasında sınıfın düzenini bozabileceğini,huysuzluk edip ağlayabileceğini söylemişti bana.Akşam üstü seni almaya geldiğimde öğretmenin fikirleri çoktan değişmişti.Hatta senin gibi bir çocuk yetiştirdiğimiz için bizi tebrik etti.Bütün gün Gonca öğretmen ne söylerse yapmışsın,etkinliklere katılmışsın,hiç ağlamamışsın,hep kahkahalar atmışsın.Öyle çok sevdi ki seni,yakışıklı oğlu oldun.

25 Ağustos 2009 Salı

BÜYÜDÜN MÜ YANİ ŞİMDİ SEN?


Uzun ve uykusuz geçen bir gecenin ardından sabah 8'de uyandırmaya geldim seni.Uyumaya tepki verdiğin gibi uyandırmak da bir o kadar zor seni.
-Giiiiitttt.....Uyucam ben.Uyanmadık daha.
-Annecim hadi kreşe gidicez ama.
-Ben kreşe gitmicem uyucaaaaaam.Giiiiiitttt.
Haklısın tabi.Gecenin 4'ünde uyuyan biri için sabahın 8'inde kalkmak zor birşey.
Neyse zor zahmet kaldırdım seni.giyindik,Atladık arabaya anne-oğul,tuttuk kreşin yolunu sabahın köründe.Neşeliydin,mutluydun yol boyunca ve kreşe girdiğinde.İki arkadaş vardı sadece.Beni bıraktın kapıda öylece,10 dakika bekleyip eve döndüm ben,sen ise kahvaltıya gitmek üzere düşmüştün yola.
Seni bilmiyorum ama benim için oldukça zor geçiyor evde zaman.Kulaklarımda sesin çınlıyor."Anne oyuncak alalım mı bi tane?, Ne vercen şimdi sen bana?,Ne yicem ben?Ne yaptın bana?
Ne yani büyüdün de okula mı gidiyorsun şimdi sen?

18 Ağustos 2009 Salı

SÖZÜN BİTTİĞİ YER...


Akşam uyku saatlerinde herzamanki gibi uyumamak için direnen Yiğit yastığında birkaç dakika gözlerini kapatıp açar:
-Uyandık mı acaba anne?
-Uyandık biz hadi kahvaltı yapalım....
Anne:??????????
Tatilde birsürü çocuğu toplamıştır yine başına tüm sıcaklığıyla bizim oğlan.Etrafındakiler ısrarla adını sorar,bizimkisi yanıtlamaz.İçlerinden biri pes edip sana bebek diyelim o zaman der.Bizimkisi sanki öğretmişiz gibi büyük bir kızgınlıkla çocuğa döner:
-Ben bebek diğilim.İki yaşındayım ben.
Anne:????????
Gümüldür'de bahçede oynarken yerden birkaç parça odun bulan Yiğit babasına döner:
-Ben de mangal yakabilir miyim baba?
Anne:???????
Baba:???????


Yine bahçede oynarken komşunun kedisi Marla'yı gören anne tepki verir:
-Aaaaaa!Kedi geldi annecim bak.
Yiğit:Kedi diil ki o Marla.
Anne:?????


Babasıyla saç tıraşına gider Yiğit.Babası onu kapının önündeki birkaç çocuğa emanet edip rahat rahat saç traşı olacaktır aklı sıra.Az sonra Yiğit kaybolur ortadan.Soluğu iki üç dükkan ötedeki bakkalda alır.Bakkalın önünde asılı duran cipsleri gören Yiğit:
-Çitos kaç para?
cümlesiyla orada alışveriş yapan bir amcanın gönlünü feth edip kapıverir çitosu,doğru berberin önüne.
Bunu işin peşine düşüp olanları bakkaldan öğrenen baba şaşırıp kalır.

20 Temmuz 2009 Pazartesi

TATİLDEYDİK:)





























Geçen hafta Kuşadası'nda tatildeydik,bu defa ailecek.Bizim için tatil denir mi bilmem ama,Yiğit güzel bir tatil yaptı yine bu sene de.Bol bol yüzdü,koştu,oynadı,zıpladı,hopladı,birsürü yerli-yabancı arkadaşlar edindi.Otelin maskotu oldu adeta,tanımayan yoktu kendisini koskoca otelde:)Eğlendik,dinledik Yiğit'in peşinde koşmaktan vakit kaldıkça,hoş vakit geçirdik.Seneye tekrarını dileyerek evimize geldik....

11 Temmuz 2009 Cumartesi

7 Temmuz 2009 Salı

LAF EBESİ:)


Hafta sonu Gümüldür'deydik yine.Yiğit şuraya gidelim diyerek tuttu elimden sürükledi beni sahile doğru.Yürürken karşımıza şu oyuncak yakalama makinelerinden çıktı.Yiğit'te bir heyecan:
"Anne oyuncaaaaaak.Bana oyuncak alcan mı?"
"Hayır annecim !Evde fazlasıyla oyuncağın var,alamam" dedim o oyuncakları yakalayamayacağımı bilerek.Yiğit sustu,kabullenmiş gibi yaptı belki de.Ertesi gün yine çıktık yürüyüşe aynı istikamette.Yiğit yine gördü oyuncak makinesini.Baktı baktı;"Anne sana oyuncak alayım mı?İstiyon mu?"Ben sadece güldüm,gülmekten başka ne yapılırdı ki bu lafın üstüne....

BAY BAY BEZİM


Yaklaşık 1 hafta oluyor beze bay bay diyeli.1 hafta önceydi;ben mutfakta Yiğit ise odada çizgi film izliyordu.Koşa koşa yanıma geldi." Anne pis oldu " diye bağırıyordu telaşla.Tuttu elimden odaya götürdü.Odaya girdiğimde karşılaştığım manzara hiç de hoş değildi.Yerler pis olmuştu gerçekten de.Neyse önce Yiğit'i sonra odayı temizledim.Sonra Yiğit'e bezini bağlamaya yeltendim ama kesinlikle bağlatmadı.Ben de beklediğim fırsatın bu olduğunu,tuvalet eğitimine hazır olduğunu düşünerek başladım eğitime.Gece sabaha kadar çiş yapmıyordu ve kuru kalkıyordu,gündüz 2-3 saat kuru kaldığı oluyordu,lazımlığa alışmıştı,6 aylık bir aşinalığı vardı ve en önemlisi bez bağlatmak istemiyordu.Evet hazırdı.Değerlendirmelerim doğruydu.Bugün 1 haftaoldu bez bağlamıyoruz.Bu bir hafta içinde kazalarımız çok oldu ama normaldi.Kakasını ise kesinlikle tuvalete yaptı,onu hiç kaçırmadı ilk gün dışında.Umarım daha da iyi olur en yakın zamanda:)Her konuda olduğu gibi bu konuda da zorluk çıkarmadın bana.Maşallah oğluma:)

24 Haziran 2009 Çarşamba