16 Şubat 2008 Cumartesi
8 Şubat 2008 Cuma
Anne olmasaydım eğer...
Anne olmasaydım eğer... Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim. Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım. O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim. Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç. Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim. Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım. Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım. Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.
Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti. Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim. Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik. Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım. Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım. Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım. Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım. Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi. Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım. Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım. 38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı. Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.
Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim. Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım. Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!
Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti. Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim. Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik. Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım. Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım. Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım. Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım. Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi. Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım. Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım. 38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı. Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.
Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim. Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım. Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!
BİTANESİİ:)

Tosbiğim geçen haftaya göre bu hafta daha iyisin.Sadece sabahları öksürüyorsun,onun dışında maşallah iyisin.Bu hafta aylık kotrolün vardı,hastalığına rağmen kilo almışsın.8550 gr ve 73,5 cm.sin.Doktorumuz artık bizim yediklerimizden az tuzlu olmak kaydıyla yiyebileceğini ve 3 ara 3 ana öğün şeklinde besleneceğini söyledi.Akşam yemeklerimize de ortak oldun kuzucuk:) Bugün sana köfte yaptım,severek yedin yoğurtla birlikte.Üstüne de benim yediğim pilavdan verdim,onu da severek yedin,afiyet olsun fındığım.Bu ay pnömomok aşısınında son dozunu oldun,ama bu defa aşıda da kontrolde de çok ağladın,doktorunu bile kızdırdın :)
Gün geçtikçe daha bilinçle yaşıyorsun hayatı,doyasıya gülüyorsun,ağlıyorsun hatta sinirleniyorsun.Hayır kelimesinin anlamını da öğrenmeye başladın,hayır dediğimde artık yanlış olan şeyi yapmıyorsun.Ayakta durmaya bayılıyorsun,ama hala geri geri emekliyorsun,desteksiz oturabiliyorsun ama dengeni çabuk kaybediyorsun.Bunların dışında dişlerden hala haber yooook...Onlarda sinir ediyor seni,bir türlü çıkmak bilmediler.
İşte böyle kuzum,bir ay daha büyüdün....
5 Şubat 2008 Salı
HASTA KUZUCUK :(
Bebeğim geçtiğimiz bir hafta boyunca hastaydın.3 gün boyunca ateşlendin ve 4.gün kırmızı kırmızı beneklendin.Hastalığın ise adını ilk defa duyduğum altıncı hastalık.5 gün hiçbir şey yemedin,dolayısıyla kilo verdin.Ama bu hafta iştahın güzel,umarım telafi edersin verdiğin kilocukları.Ateşlendi soyundur,duş yaptır;üşüdü giydir,sar-sarmala deken bir de üşüttün sanırım,çok kötü öksürüyorsun.Doktorunu aradık,hemen ontrole getirin dedi.Yarın kontrolün var,umarım iyileşirsin hemen annemmmm...8 ayda bitti,mutlu,sağlıklı,neşeli,gülen yüzlü daha nice yıllar geçir bal böceğim...
28 Ocak 2008 Pazartesi
Anne olmak, asla vazgeçmemek demektir…Anne olmak, hesapsızca sevmek demektir…Anne olmak, sorumluluk demektir…Anne olmak, sadece kendini düşünmekten ömür boyu vazgeçmek demektir…Anne olmak, her zaman yapacak işleri olmak demektir…Anne olmak, dünyanın öbür ucunda da olsa çocuğunun sıkıntısını hissetmek demektir…Anne olmak, kaç yaşına gelmiş olursa olsun çocuğunun aç olup olmadığından endişelenmek demektir…Anne olmak, çocuğunu gördüğüne her defasında coşkuyla sevinmek demektir…Anne olmak, uykusuz geceler demektir…Anne olmak sınav kapılarında beklemek, yeniden öğrenci olmak hatta asker olmak demektir…Anne olmak, hayatı çocuğuyla birlikte yeniden yaşamak ve öğrenmek demektir…Anne olmak, güçlü ve cesur olmak demektir…Anne olmak, mutluluk demektir…
19 Ocak 2008 Cumartesi
TOSBİĞİM BENİM...
Kuzummmm...Bu ayki doktor kontrolünde 8.150 kg ve 73 cm.din.Büyümüşsün,sevindik:) Yemeklerine alıştın artık,severek yiyorsun.Ama bizim yemekleri daha çok seviyorsun.tavuğu,köfteyi,balığı çok sevdin,brokoliye bayılıyorsun.doktor amcanın dediği gibi "götüüüürrr koçuum" :) Yavaş yavaş emekleme girişimlerine başladın,ahhh bir kaldırabilsen o totoyu:) Sürünerek odayı dolaşıyorsun,geri geri emekliyorsun,bir de ileri gidersen yandık o zaman.Bir çok oyunu severek oynuyorsun.Gel gel yapıyorsun,merhaba yapıyorsun,alooo diyosun,dede ne yapıyo dediğimizde öksürüp taklit bile yapıyosun artık.
İşte bölee bal damlam...Sen büyüyorsun,biz yaşlanıyoruz.Zaman akıp gidiyor...
11 Aralık 2007 Salı
BABA DEDİ,BABA DEDİİİ.....
Bu ayın 8.inde yine doktor kontrolün vardı.Sıramızı beklerken doktor amcanın parkında oyalandık seninle:)Kaydırağa,sallanan ata ve patlıcana bindik:)Fındık kurdum boyun 71 cm. , kilon 7.450 gr.dı.Az kilo almışsın bu ay,sanırım çok hareketli olmandan.Sağlıklısın ya önemli olan bu.Doktorumuz kahvaltı mamalarına başlamamızı söyledi.Yumurta,peynir,pekmez ve mamadan oluşan karışımı severek yiyorsun.Ayrıca bu ay karma aşının 3.dozu ile prenevar aşısının 2.dozunu oldun,canın yandı kuzuuum..Ayrıca bugün ba-baa dediiin:)) Hem de 2 defaa,ayrıca maamm...Artık yüzüstü yatırdığınızda göbeğinin üstünde dönüp duruyorsun.Sanırım emeklemene de az kaldı....
Her geçen gün daha eğlenceli hale geliyorsun bebeğim...
7 Aralık 2007 Cuma
2 Aralık 2007 Pazar
MİNİCİK....KUZUCUK....
Hızla büyüyorsun bebeğim....neredeyse 6 aylık oldun bile.Zaman ne kadar hızlı geçiyor.Keşke hiç büyümesen diyorum bazen,keşke hep böyle bebeğim olarak kalsan.Kokun,saflığın,masum gülüşün hep böyle kalsa.Büyüdüğünü,her geçen gün yeni birşeyler öğrendiğini gördükçe de mutlu oluyoruz kuzum.Artık kocaman kahkahalar atabiliyorsun,oturabiliyorsun,dönebiliyorsun.Anne sütünün yanında sebze ve meyve yiyorsun.Muza bayılıyorsun,ben de ananasa:) Babişko bize tropikal aile diyoooo:) Artık daha az uyuyor, daha çok oynuyorsun. Baba sana fış fış kayıkçı oyununu öğretti,bu oyuna bayılıyorsun ve artık sürekli sallanıyorsun.Biz yoruluyoruz seni izlerken,sen durmak bilmiyorsun.Anneannen ve deden sana gel gel yapmayı öğretmiş,biz işteyken sen gel gel diye bizi çağırıyorsun:)
KÜÇÜK ADAM....
Miniğim 5.ay randevunda 7.450 kg ve 71 cm.din.Sütümüz yaramış.Doktor amca artık sebze yiyebileceğini söyledi.İlk başlarda pek sevmemiştin sebzeleri,süt kadar kolay değildi yemesi.Ama zamanla alıştın bebeğim,hatta şimdi bayılıyorsun sebze çorbalarına.Yanına bir de yoğğuuurrrttt...Oooo yeme de yanında yat:) Bu ay rotarix aşısının 2. dozunu da oldun.Bir aşıdan daha kurtuldun.
9 Kasım 2007 Cuma
21 Ekim 2007 Pazar
BÜYÜYORUUUUUMMMM........
Bu ayın başında kontrol için doktora gittik.6.800 kilo ve 69 cm idin,hem de çok sağlıklıydın.Maşallah fındık kurdum...Bu ay iki tane aşı yaptı doktor amca sana.Birisi karma aşının 2.dozu(pentaksim),diğeri ise zatürre aşısıydı(prenevar).Sen yine hiç ağlamadın ama birkaç gün huysuzluk yaptı aşılar sende.Artık yoğurt ve meyve yiyebileceğini söyledi doktorumuz Hakan Bey.Yoğurda bayıldın ama meyveyi pek sevmedin.
İLK BAYRAMIM
28 Eylül 2007 Cuma
HIZLA BÜYÜYORSUN...
Hızla büyüyorsun bebeğim ve biz şaşırıp kalıyoruz...Her geçen gün yen bişeyler öğreniyorsun ve biz en ufak birşeyden bile mutlu oluyoruz sayende.Göbeğinin 21.günde düşüşü,ilk banyon,ilkgülümsemen,ilk aguların,kahkahaların ve daha birsürü şey...Her ay doktora götürüyoruz seni düzenli kontrolün ve aşıların için.Doktor amca seni tepeden tırnağa kontrol ediyor,aşını yapıyor.ilk kontrolün 23 gün sonra yapıldı,boyun 23 günde 55 cm.olmuştu ve 4.210 kiloydun.Doktorun birazcık hızlı büyüdüğünü söyledi ve sana diyet verdi."Artık rejimdesin ve 3 saatte bir emeceksin Yiğit Bey..." :) 1.ayında yani 7 gün sonra aşı için doktoruna gittiğimizde 4.630 kiloydun ve boyun 56 cm.di.Maşallah oğluma...1.ayında hepatiB aşısının 2.dozu yapıldı.2.ayında 5.170 kiloydun ve 61 cm.din.Diyet pek yaramadı sana sanırım.Ama boyun 5 cm. uzamıştı.Artık sana diyet falan yok kuzucum...bu ay pentaxim 5li karm aşı ve aynı gün verem aşısı yapıldı.canım yanmıştır ama sen hiç ağlamadın.3.ayında 6.230 kilo ve 65 cm.idin.Ohh bee diyette neymiş,büyüdün işte:)Bu ayda ishal virüsüne karşı rotarix aşısını yaptı yeni doktorun.Yakında 4.ay kontrolün var bakalım ne kadar büyümüş benim oğlum...
16 Eylül 2007 Pazar
MAŞALLAH KUZUMA...
Doğduğunda 3.550 kg ve 52 cm.idin.Hemşireler senin bir dev adam olacağını ve 45 numara ayakkabı giyeceğini söyleyip durdular.( Maşallah kuzuma...) Çok güzel bir bebektin,elin ayağın düzgündü ve sağlıklıyıdın çok şükür.Bir gece hastanede kaldık ve ertesi gün evimize geldik.Ve SEN li bir hayat başladı işte...sürekli emmek istiyordun ve emdin de.Çünkü emmediğin zaman ağlıyordun.15günlükken mevlütünü yaptık,damatlık giydirdik sana.Çok yakışıklı oldun oğluuum.21. gününde göbeğin düştü.25 gün sonra seni doktora kontrole götürdük.Doktor seni sedyeye yatırdı kontrol etmek için.Ama sen her zaman ki gibi inliyordun.Doktor amca hemen anladı senin sürekli emmidiğini inlemelerinden :) bundan sonra 3 saatte bir emilecek dedi,gönderdi bizi.İnlemelerinin,ağlamalarının sebebi sürekli emmenmiş.Nerden bilebilirdim?Obur kuzum benim...25.gününde 4.210kg ve 55 cm olmuştun bile.Maşallah fıstığım...
İYİ Kİ DOĞDUN KUZUUUM
YİĞİT'im sen doğdun ama ameliyathanede işim hala bitmedi.Hemşireler seni bana gösterdikten sonra alıp götürdüler yanımdan.Onca zaman bekledikten sonra seni birkaç saniye görmek yetmemişti işte.Doktor amcanın işi bitse de sana doya doya baksam,seni doya doya öpüp koklasam diye sabırsızlanıyordum. Hemşire seni hemen babana götürmüş göstermek için.Herkes pek mutlu seni gördüğüne.Birazdan da beni çıkardılar o soğuk yerden. Odaya girer girmez babanı gördüm,kendinden geçmişti ağlamaktan.Onu ilk defa ağlarken görüyordum,mutluluk gözyaşlarıydı onunkiler.Ve hala tarif edemez o an yaşadığı mutluluğu baban...
HOŞGELDİN BEBEĞİM...
05/06/07 sabahı saat 7 de yola çıktık ben,sen,baban,anneannen,babaannen ve Zeynep yengemiz.Saat 8 de Özel Çınarlı Doğum Hastanesindeydik.Hepimiz heyecan içinde seni bekliyorduk.Hemşireler beni odama çıkardı ve doğuma girmek için hazırlamaya başladı.İçimdeki heyecan ve korku gittikçe artıyordu,ama malesef ağlayamıyordum.Baban gözümün içine bakıyordu çünkü :) Az sonra hemşiremiz beni almaya geldi odaya.Baban ameliyathanenin kapısına kadar geldi benimle,vedalaştık.. Saat 9 du ameliyathaneye girdiğimde.Ve doğum hazırlıkları başladı.Doktorumuzun adı Güngör TUNCA idi.Doğum ekibindeki çalışanlar gerçekten çok iyiydi ve beni inanılmaz rahatlattı. İşte o an....Karnımda değil kollarımdasın artık.Seni kucağıma aldığımda ise saat 09:15...
HOŞGELDİN BEBEĞİM...
15 Eylül 2007 Cumartesi
YİĞİT' İMİZ GELİYOR :)))
Dokuz ay süren heyecanlı ve bir o kadarda zor bekleyişten sonra seninle buluşacağımız gün geldi.Buluşacağımız gün diyorum çünkü;doktor amca seni bize vermek için bir gün seçmemizi istedi senin normal yollarla doğmamak için direnmenden dolayı. Biz de babanla düşünüp 05/06/07 tarihini seçtik geleceğin günün senin kadar özel olması için.Bir hafta boyunca hiç uyumadım heyecandan...Sanırım biraz da korkudan :))Hatta bütün gece ğladım,babanı da uyutmadım.Doktorum saat 8 de hastanede olmamı söyledi.Uykusuz geçen bir gecenin ardından erkenden hazırlandık.Uykusuzluğumuzun bir sebebi de sendin.Yarın kucağımızda olacaktın v e hala bir adın yoktu.Dokuz ay boyunca bulamadığımız ismi o gün bulacaktık :) Ben YİĞİT olsun istiyordum,baban ise GÖKAY.İsim tartışmamız tatlı tatlı devam ederken ben hala ağlıyordum.Artık babanın canına tak edince "Ne olur sus,ne istersen yapacağım." diye yalvarmaya başladı adamcağız.Ben de bunu fırsat bilip "Oğlumuzun adı YİĞİT olsun " dedim.Ne yapsın;sırf ben susayım diye kabul etti garibim :) Veee adın Yiğit olduuu...
MİNİCİĞİM....
Nasıl geçecek bu dokuz ay derken görüştüğümüz randevular birbirini kovalıyor ve her ay gittiğimiz kontroller senin gelişiminle daha bir anlam kazanıyor.Her gittiğimizde yeni birşey keşfediyoruz sende.Minicik bir mercimek tanesiyken gözlerin oluşuyor,burnun,ağzın,minicik ellerin....Küçücük bir insan yavrususun işte ve her geçen gün babana benziyorsun karnımda.(en azından doğuncaya kadar :)))
Dokuz aylık bir yolculuğun sonuna yaklaşırken hazırlıklarımız hızlanıyor sana iyi bir hayat sunmak için.Odanı baban kendi elleriyle yaptı,günlerce uğraştı en iyisi olsun diye.Ve artık kendine ait bir odan var :))
SENİNLE DOKUZ AY...
CANSIN....
Bebeğim....Oluştuğunu öğrendiğimde henüz 8 haftalıktın karnımda.O çift çizgiyi gördüğümde korku,heyecan,sevinç,hüzün.....ve daha bir çok duyguyu aynı anda yaşadım.Beklemiyorduk ama sen geldin...(iyi ki de geldin).Öğrendiğimde baban uyuyordu.Onu uyandırmak için sabırsızlansam da bir yanım da korkuyordu vereceği tepkiden.Babanı uyandırıp söylediğimde onun ilk söylediği şey; " Ben sana dememişmiydim,ben anlamıştım zaten" oldu.Gerçekten de anlamıştı.Son derece sakin bir tavırla karşıladı seni;ama o an hissettiklerini kesinlikle belli etmedi...
Birkaç gün sonra varolduğunu doktor amcadan da duymak için kontrole gittik.EVET!!!! Oradaydın,miniciktin,mercimek tanesi kadardın ama kalbin atıyordu işte.CANDIN....
İYİ Kİ GELDİN BEBEĞİM.....
Birkaç gün sonra varolduğunu doktor amcadan da duymak için kontrole gittik.EVET!!!! Oradaydın,miniciktin,mercimek tanesi kadardın ama kalbin atıyordu işte.CANDIN....
İYİ Kİ GELDİN BEBEĞİM.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









